Uzayda yaşam denildiğinde akla ilk gelen yer Mars'tır. Ancak astrobiyologlar için güneş sisteminde mikrobiyal yaşam barındırma olasılığı en yüksek olan yerler, Jüpiter'in uydusu Europa ve Satürn'ün uydusu Enceladus gibi dış uydulardır. Kalın buz kütlelerinin altında yer alan devasa sıvı su okyanusları, Dünya'daki okyanus tabanlarında yer alan hidrotermal bacalardaki gibi zengin bir yaşam barındırıyor olabilir.
1. Ekstremifiller: İmkansız Koşullarda Yaşayan Canlılar
Dünya'da okyanusların en derin, güneş ışığı almayan, aşırı basınçlı ve asidik bölgelerinde, yanardağ ağızlarında veya Antarktika'nın buz altında yaşayan organizmalara 'Ekstremifil' (aşırı sever) denir. Bu canlılar, güneş ışığı ve oksijen olmadan, sadece kemosentez (kimyasal reaksiyonlar) yoluyla enerji üreterek yaşayabilirler. Ekstremifillerin varlığı, Europa'nın güneş almayan karanlık yeraltı okyanuslarında da benzer canlıların yaşayabileceğinin en büyük kanıtıdır.
"Güneş ışığının ulaşamadığı derin okyanus tabanlarında hayat fışkırabiliyorsa, buzla kaplı Europa veya Enceladus'un karanlık sularında da yaşamın başlamış olması kaçınılmazdır."
2. Enceladus'un Fışkıran Gayzerleri ve Yaşam Yapı Taşları
Cassini uzay aracı, Satürn'ün uydusu Enceladus'un güney kutbundaki çatlaklardan uzaya fışkıran devasa su buharı gayzerlerinin içinden geçerek örnekler topladı. Yapılan analizlerde fışkıran suyun içinde organik moleküller, tuzlar, metan ve hidrojen gazı tespit edildi. Bu bulgular, Enceladus'un okyanus tabanında tıpkı Dünya'daki gibi sıcak su bacalarının (hidrotermal aktivite) bulunduğunu ve yaşam için gerekli tüm kimyasal malzemelerin hazır olduğunu gösteriyor.