Küresel ekonomi, pandemi sonrası tedarik zinciri aksamaları ve jeopolitik gerilimlerin tetiklediği yüksek enflasyon dalgasını kontrol altına almak için agresif faiz artışları dönemini geride bırakıp dengelenme arayışına girdi. Ülkelerin büyüme oranları ve enflasyon verileri karşılaştırıldığında, yumuşak iniş (soft landing) senaryolarının ne kadar başarılı olduğu netleşmeye başlıyor.
1. Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkeler Karşılaştırması
ABD ve Euro Bölgesi'nde enflasyonun kademeli olarak hedeflenen %2 bandına yaklaşmasıyla birlikte merkez bankaları faiz indirim döngüsüne başlarken; gelişmekte olan piyasalarda ise yerel para birimlerini korumak ve yapısal reformları gerçekleştirmek adına sıkı para politikaları bir süre daha sürdürülmek zorunda kalıyor.
"Sürdürülebilir büyüme, ancak fiyat istikrarının sağlandığı ve yatırım ortamının öngörülebilir olduğu ekonomik sistemlerde mümkündür."
2. Türkiye Ekonomisinde Dengelenme Süreci
Yurt içinde uygulanan rasyonel para politikası ve sıkılaşma adımları, iç talebi dengeleyerek enflasyonun baz etkisi ve yapısal önlemlerle düşüş trendine girmesini sağlıyor. İhracat odaklı sanayi üretimi ve turizm gelirleri, büyümenin kalitesini korumada en kritik tampon vazifesi görüyor.
